Benim için EeDi,

Erkekliği(mi) tanıma sürecimi derinleştirmek demek… Eril tertibatın hangi araçlarını kullandığımı, hangi alanlarında konumlandığımı, eril şebekenin hangi ilişki biçimlerini inşa ettiğimi ve son tahlilde bu çölde nelerden nemalandığımı görerek, hissederek; tüm bunlarla yüzleşerek, verili cinsiyetimden özgürleşmiş bir cinsiyetlenme performansı sergilemenin mümkünlüğüne bakmak…

Benim için EeDi, çocukluğumdan, dünyayı anlamaya, bedenimi tanımaya, diğerlerini hissetmeye başlamamla birlikte geleceği uzattığım krizlerin içine bakmak… Cinsiyetlenme pratiklerini dert edenlerle buluşmak, dertsizlere dert yaratmak, bir bütün olarak başka bir erkekliğin mümkünlüğünün sınırlarında gezinmek için; cinsiyetsiz, eşitsizliklerin ortadan kalktığı, özgür cinsiyetler tahayyülünün peşinden koşmak…

Benim için EeDi, bir çocukluk hayalinin peşinden, birlikte koşmak… Sünnetimde, neden penisimle herkesin ilgilendiğini anlayamıyor olmanın yarattığı sıkışıklığa birlikte bakabilmek… Neden şiddeti, silahı, kavgayı sevmem gerektiğini; bunlardan uzak durmak istersem ezik ve “erkek olmayan” olarak kodlandığımı anlamaya çalışmak… Cinsellik deneyimlerimin neden herkesi ilgilendirdiğini, neden kadınlar üzerinde her türlü hakka sahip olmam gerektiği dayatmasını, neden “erkek muhabbeti”ne katılma zorunluluğumu deşifre etmek…

Neden askere gitmemek için her yolu denediğimi, neden homososyal ortamlarda huzursuz, neden çoğunlukla “kadın” arkadaşlarımla daha yakın olduğumu öğrenmeye çalışmak benim için EeDi…

Benim için EeDi, çocukluk ve gençliğimde “erkek olmak zorundasın” krizinin hesabını soracak dostlarla dayanışmak, erkek olanlara karşı mücadelede omuz omuza olmak….

Benim için EeDi, erkekliğin en temel tezahür etme biçimi olan “yeme ihtiyacını” hayvanları sömürerek güçlendirmeyi sorgulamak… Erkeklik ile türcü / karnist yaşam biçimi arasındaki ilişkiyi afişe etmeye katkı sunmak…

Benim için EeDi, kaybederek özgürleşmek…Her türlü iktidardan, hırstan, başarıdan, kazanmaktan, önde olmaktan, bilmekten, kalabalık olmaktan, tüketmekten, büyük olmaktan, güçlü olmaktan vazgeçmek…

Az, sade, küçük, başarısızlıklarla dolu, renkli, geride duran, eşitlikçi, heyecanlı bir cinsiyetlenme pratiği yaratmak, benim için EeDi…

Sedat Yağcıoğlu